Ana sayfan Yap   Favorilerine Ekle   E-Posta   Tavsiye Et   İletişim 
Bugün : 7 Eylül 2010   
 
 
ArhaviliKocaman.Com - Kocaman Ailesi Web Sitesi
 

Ana Sayfa

Haberler

Yazilar

Dosyalar

Forum

Köşe Yazısı

Videolar

Linklerimiz

Z. Defteri

İletişim
 

Menü
Menüler
    Ana Sayfa
    Atatürk Köşesi
    Kadromuz
    Linklerimiz
    Videolar
    Ziyaretçi Defteri
    Download
    Forum
    Haberler
    Koseyazi
    Yazilar
    Tavsiye ve iletisim

Arhavi
    Arhavi Evi
    Arhavi Kültürü
    Arhavi Tarihi
    Arhavi Yemekleri
    Arhavi İklimi
    Arhavi Turizm
    Arhavi Coğrafyası
    Atmaca Avı
    Lazların Gerçek Tarihi

Kocaman Ailesi
    Üyeler
    Resim Galerisi
    Arkadaşlık
    Soy Ağacı
    Kan Bankası
Anket
Yeni Sitemiz Hakkında.
Güzel Olmuş. (87 %)
Fena Deil. (5 %)
Kötü Olmuş. (7 %)
55 - Katılım
( Sonuçlar )
Saat
Takvim
« Ağu Eylül
Pz Sl Çs Cm Ct Pa
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
Hava Durumu
Ankara

İstanbul

İzmir
Arhavi Turizm

ARHAVİ TURİZM


Hızla Gelişen Dünyamızda henüz yeni gelişen bir ülkeyiz Türkiye jeolojik yapısı bakımın dan dünyanın en şanslı ülkelerinden biridir.

Yeni gelişen bir ülkede gelişimi hızlandırmak mevcut kaynakların optimum düzeyde bölge bölge kullanılması gerekir .inanıyorum ki Türkiye'de her bölge kendi sosyal ve ekonomik yapısına uygun bir şekilde çalışına düzeyi içinde gelişir.

Her bölge kendisini örnek alarak çalışma yapmalı ilçemizde bir karış toprağın boş kalmadığı yerde az gelişmişliğin sebebini araştırdığımızda karşımıza bir çok nedenler çıkacaktır. Bunlarda biri her zaman tartışma yapılan turizm konusudur. Acaba Arhavi turistik bölgemi yoksa değil mi?

Bir yer düşünün yeşilin 7000 tonunun bulunduğu bastonu yere dayadığında yeşerdiği Toprağın tüm cömertliğini sergilediği bir yer göz alabildiğince uzun sahili, masmavi zaman zaman hırçın, zaman zaman durgun denizi, içeri açıldıkça insanı büyüleyen vadiler Bu vadiler ve insanı büyüleyen düzlükler...

Böyle bir yerde nasıl turizm olmaz. Turizm ne amaçla gelir. Bu soruların cevabını bulmalıyız. . Diyeceksiniz ki bu kadar yağış1ı bir ülkede turizmden söz edilebilir mi? .Kumsallarımız yok. Tarihi eserleriniz çok az olanları da yıkıyoruz. Tesislerimiz hiç yok...

Ben diyorum ki turist şart değil Artık tatile çıkanların çoğu şehrin kirli havasından, gürültüsünden, beton yığınında zamanla yarışan onlardan uzaklaşmak, tabiatla iç içe olmak isteyen insanlar oluşturur. Arhavi nin tüm doğa güzellikleriyle iç içe yaylaları, ısına tepesi, çamlıklar turizm için en ideal yerlerdir. Kamile boğazı, şelaleleriyle, soğuk sularıyla, temiz sulan, alabalık dolu ırmakları, gür ormanı, turistin ilgisini çekmez mi

Atmaca avı ile Arapların, domuz avı ile Avrupa1ılann ilgisini çekemez miyiz?. Bütün bunlar için tesis yok diyemeyiz. Sazlık tepesi diğer

yaylalarımız herkesin özlediği kulübelerle doludur. Ekmeğini taştan çıkarabilecek bir millete turizmin önemini anlatır, önemli bir gelir kaynağı olduğuna inandırabilirsek bu tesislerin en iyisini yaparız. Hem Arhavi nin her yeri bir turistik tesistir.

ilçemizde turizm çekmek dağ turizm ile olur kanaatindeyiz. Biz doğamızı ülkemize bir tanıttırabilirsek bu problem çözülür bunun içinde Arhavi Turizm demeği ile yayla Şenliklerini organizesini üslenen'' Doğayı Koruma ve yayla Turizmini geliştirme Demeğine ''Tüm Arhavi liler olarak yardımcı olmamız gerekir.

Bu demek Doğu Karadeniz in en güzel doğa güzelliğini ve yalancı cennet denilebilecek Arhavi yaylasını ve çevresini izlemeyenlere

üzülüyorum. Köpeksiz kayalıklarını insanı büyüleyen göllerini bu göller etrafında oturup sessiz ve sakin bir şekilde tabiatın bütün seslerini dinletmek ve insanlarımızı duygulandırmak amacını gütmektedir. Yayla şenliklerinin amacı ilçemizi önce ilçemize sonra çevremize, ülkeye ve dünyaya tanıtmak. İnsanlarımıza hiç olmazsa yılda dört beş gün tüm dertlerden arındırarak, stresten kurtarmak ve tekrar şehre dönünce dinç olmak. Kısacası Arhavi' yi turizme açmak ...Arhavi lilerin ekonomisine katkıda bulunmak ...

Bir "de ilçemizdeki tarihi eserlerimizden Çifte köprülerdeki köprülerimizi yıkılmaktan kurtarmak için onarılmıştır"...

Sonuç olarak diyoruzki ; Arhavinin yaylalarını, dağlarını, sularını, bitki örtüsünü ve vadilerini tanıtabilirsek ...Arhavide turist kaynayacaktır. Ve diyoruzki! Haydi hep beraber bir bütünlük içinde Arhavi için Arhavililer için doğamızı tanıyalım tanıtalım...


Arkadaşına Gönder
[1]

Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : orhan82
Bugün : 0
Dün : 0
Onay bekleyen : 0
- Engelliler : 0
- Kayıtlı üye : 82

Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 2
Toplam : 2
Rekor : 11 kişi 23.02.2008 03:03:08
IP No : 38.107.191.107
Site sayacı
Bugün Tekil : 9
Bugün Çoğul : 9
Bugün Toplam : 18
----------------
Dün Tekil : 7
Dün Çoğul : 7
Dün Toplam : 14
----------------
Genel Tekil : 13020
Genel Çoğul : 13314
Genel Toplam : 26334
Google'da Ara
..Buraya Yaz..
Resimlerden
Galeriden seçmeler..
Resim Gönder

Arhavi
Kayan Yazı
Bunları Biliyormuydunuz...
Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu.
Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını.
Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini.
Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini.
Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını.
Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını
Farelerin ve atların kusamadıklarını
1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını
Çakmağın kibritten önce bulunduğunu
Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu
Salatalığın yüzde 96'sı sudur.
Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. İnciler sirkede erir.
Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.
Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.
Hindistan'da oyun kağıtları yuvarlaktır.
18 Subat 1979 tarihinde sahra çölüne kar yağmış.
Kelebekler ayaklariyla tat alirlar.



2005 © Copyright Kocaman Ailesi -ArhaviliKocaman.Com
Website motorumuz © 2007 Aspsitem Ay Yıldız.
Bu sayfa: 0,11 saniyede yorumlandı.